Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


7185 Mesaj 4059 Konu- Gönderen: 14839 Üye - Son üye: vkhcxrxaqxoj
Küresel Isınma ForumuKüresel Isınma ForumuEkoloji ve Çevre SorunlarıUlusal Biyogüvenlik Yasa Tasarısı Nasıl Sonuçlanacak?
Sayfa: [1] Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Ulusal Biyogüvenlik Yasa Tasarısı Nasıl Sonuçlanacak? (Okunma Sayısı 2045 defa)
kureselisinmakarsiti
Sahillerin Dostu
Genç Yönetici
Bilgili Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2634


Lütfen imzama bakın


WWW
« : Temmuz 05, 2009, 09:48:21 ÖÖ »



Ulusal Biyogüvenlik Yasa Tasarısı Nasıl Sonuçlanacak?



Son günlerde Türkiye'de gündemin adı 'GDO'lu ürünler'! Kısaca kendi türünden ya da kendi türü dışındaki bir canlıdan gen aktarılarak bazı özellikleri değiştirilen bitki, hayvan ya da mikroorganizmalara 'Genetiği değiştirilmiş organizma' (GDO) deniyor. Aslında bu konu uzun yıllardır tartışılıyor. Fakat bugünlerde hükümetin üzerinde çalıştığı bir yasa taslağı konunun alevlenmesini sağladı. "Ulusal Biyogüvenlik Yasa Taslağı" ismiyle görüşülen kanun kabul edilirse bu tohumların ülkemizde ithali, ekimi, dikimi ve tüketimi serbest kalacak. Hükümet bu kanunu çıkarmayı düşünürken, hem GDO'lu ürünlerin denetimini yapmayı planlıyor hem de GDO lu ürün yetiştirilmesinin önünü açmayı istiyor. Hükümet sözcüsü Cemil Çiçek hazırlanan yasa taslağının AB mevzuatına bağlı kalarak oluşturulduğunu söylüyor. Kanun kabul edilirse "biyoçeşitliliğe daha fazla önem verilecek" diyor. Ve bu sözleriyle aslında bu kanunun tamamen bu ürünlerin denetimle ilgili olduğunu düşündürüyor. Bu konuda ki düzensizliğin ortadan kalkacağını savunuyor. Çünkü 1996'lı yıllardan buyana ülkemize her yıl milyonlarca ton genetiği değiştirilmiş mısır, soya ve pamuk giriyor. Bunların işlenmesiyle oluşturulan 700'den fazla gıda maddesi, tüketici sofrasına ulaşıyor. Hükümet bu görüntüye sığınarak açıklamalar yapıyor. Türkiye'de birçok tarım ürününde denetim sorunu yaşandığını düşünürsek, özellikle çocuklar için ciddi tehlike oluşturan GDO'lu ürünler konusunda nasıl bir denetimin sağlanacağını da açıkçası aklım almıyor. Türkiye bu gün GDO yetiştiren ülkelere oranla çok daha zengin bir biyolojik ve tarımsal çeşitliliğe sahip. Bunu hepimiz biliyoruz.... Amaç çeşitliliği arttırmaksa eğer zaten şu anki koşullarda buna gerek yok. Bunun dışında GDO'lu bitkiler tozlaşarak rüzgâr yoluyla yetiştirilen diğer bitkilere ulaşabiliyor. Dolayısıyla organik ürünler de tehlike altına giriyor.
GDO' lu tarım yapılan alanlardaki haşereleri yiyen kuşların türü tükeniyor. Bu anlamda canlı türleri açısından da ciddi bir tehdit oluşturuyor. Ayrıca bioçeşitliliğin yok olması riski de oldukça fazla. Çünkü GDO' lu bitkiler, tozlaşma yoluyla aynı türden akrabalarının da genlerini değiştirebiliyor. Dolayısyla Cemil Çiçek'in dediği gibi biyoçeşitlilik artmıyor aksine azalıyor. GDO'lu ürünlerin bir tekelleşme getireceği de ortada. GDO'lu tohumlardan yarar sağlayacak olanlar büyük tohum ve ilaç şirketlerinden başkası değil. Çiftçinin GDO tohumdan bir sonraki sene için "tohumluk" ayırma şansı yok. Dolayısıyla her sene yüksek fiyatlı GDO tohum satın almak zorunda kalacak. Çiftçinin bu şirketlere bağımlı olmaktan başka şansı yok. GDO'lu ürünlerin sağlık tehdidinden başka bir ' şey olmayacağının altını çizen Aralarında Çevre Mühendisleri Odası, Ziraat Mühendisleri Odası, TEMA Vakfı, Tüketicileri Koruma Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği gibi kuruluşların da bulunduğu Genetiği Değiştirilmiş Organizmaya (GDO) Hayır Platformu konuya dikkati çeken açıklamaları sürekli yapıyor.
Anayasa Mahkemesi de genleri değiştirilmiş yiyeceklere karşı. Anayasa Mahkemesi, 5179 Sayılı Gıda Kanun' un bazı maddelerini iptal etti. GDO'lu ürünlerin kanser, hipertansiyon, osteoporoz, dolaşım ve sindirim bozuklukları hastalığına neden olduğunu belirten yüksek mahkeme, GDO'yu yasalaştıran, Ulusal Biyogüvenlik Yasa Tasarısı'nın da önünü kapattı. Mahkeme, Türkiye'deki ölümlerin yüzde 11'inin kanserden ileri geldiğini, bu yüzde 11'in önemli diliminin ise, gıda kaynaklı olduğu söyledi. Tüm bu olumsuzlukları hem kamuoyu, hem hükümet, hem de muhalefet biliyor. Anayasa Mahkemesi'nin kararından sonra durum değişir mi bilmiyorum ama, GDO'nun önü açılırsa nasıl bir sonuçla karşılaşacağımız ortada...

Kaynak: http://cmo.org.tr/index.php/haberler/basnda-odamz/1113-ulasal-biyoguevenlik-yasa-tasars-nasl-sonuclanacak-
Logged

Yönetici alımları başlamıştır. Başvuru yapmak için Tıklayınız



Çevreyi korumak aklın gereğidir... M. Kemal Atatürk

http://www.tema.org.tr/2B/index.asp
http://www.nukleersiz.org/mailform.php
Sayfa: [1] Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: